İNSÜLİN VE İNSÜLİN DİRENCİ

0
336
İNSÜLİN VE İNSÜLİN DİRENCİ

İnsülin vücutta bir çok olayı kontrol eden bir hormondur.

Günümüzde insülin ile ilgili hastalıkla oldukça yaygındır. Bazı durumlarda hücreler insüline yanıt vermezler insülin direnci olarak adlandırılan bu durum ve beraberinde getirdiği diyabet sonucu yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Her yıl bu sayı dünya genelinde hızla artmaktadır. Bunun tek sebebi ise yanlış beslenme !

Diyabet geri dönüşümü olmayan kronik bir hastalıktır. Yani bir kere diyabet olursanız tedavisi yoktur. Sadece beslenmenize ve kullandığınız ilaçlara bağlı olarak yaşam standartlarınızı yükseltebilirsiniz. Ancak diyabetin öncüsü olan insülin direncinden bir kaç yaşam tarzı değişikliğiyle kurtulabilir, diyabete yakalanma olasılığınızı sıfıra indirebilirsiniz.

İnsülin ve İnsülin Direnci Nedir?

İnsülin pankreastan salgılanan bir hormondur. Karbonhidrat, protein ve yağ mekanizmasında rol alır. Ana rolü kan dolaşımındaki besin maddelerinin miktarlarını düzenlemektir.

Karbonhidratlı bir besin yediğimizde kan şekeri yükselmeye başlar. Bu durum pankreas tarafından algılanır ve insülin hormununu salgılar. İnsülin hormonu ise kanda dolaşan glikozu hücrelerin içine taşır. Böylelikle hücreler ihtiyacı olduğu enerjiyi alır, kan şekeri de düşmüş olur.

Bu durum çok önemlidir. Çünkü kanda yükselen şeker, vücut için toksik etkilere neden olur. Kısa ve uzun vadede vücuda çeşitli zararlar verir.

Bazı durumlarda hücreler insüline direnç kazanmıştır. Yani insülini hücre içerisine almazlar. Dolayısıyla kanda bulunan şeker de hücrede kullanılmak üzere hücre içine giremez. Hem kan şekeri yüksek kalır hem de hücreler ihtiyacı olan enerjiyi sağlayamazlar.

Hal böyle olunca pankreas direnci kırmak için daha çok insülin salgılamaya başlar. Bu hiperinsülinemi denilen kanda yükselen insülin düzeyine neden olur.

Bu kadar çok insülin salgılamak bir süre sonra pankreasa zarar verir. Zarar gören pankreas hücreleri insülini daha az salgılamaya başlar. Bu durumda hücreler daha çok direnç gösterir. Kan şekeri seviyeleri hızla yükselmeye başlar.

Kan şekeri seviyeleri ise belli bir eşiği aştıktan sonra Tip 2 Diyabetes Mellitus tanısı konulur. Yani tüm bu anlattığım olaylar sonucunda kişi diyabete yakalanır.

İnsülin direnci, dünya genelindeki insanların yaklaşık % 9’unu etkileyen bu yaygın hastalığın başlıca nedenidir.

insülin Direnci Neden Olur?

Bir çok olası nedeni vardır.

Birçok çalışma, kandaki yüksek miktardaki serbest yağ asitlerinin, kas hücreleri gibi hücrelerin insüline düzgün tepki vermesini yavaşalattığı  göstermektedir.

Bu, kısmen kas hücrelerinde oluşan yağlar ve yağ asidi metabolitleri, intramyosellüler yağ olarak adlandırılır. Bu, insülinin çalışması için gerekli sinyal yollarını kesintiye uğratır.

Yüksek yağ asitlerinin başlıca sebebi fazla kalori almak, dengesiz ve sağlıksız beslenmektir.

Artan visseral yağlanmaya özellikle karın içi yağlanmanın neden olduğu düşünülmektedir. Bu yağ türü çok sayıda serbest yağ asidi kan içine salabilir ve hatta insülin direnci yaratan inflamatuar hormonların salgılanmasına neden olabilir.

Ancak insülin direnci sadece kilolu insanlarda görülmez. Normal kilodaki insanlarda insülin direncine maruz kalabilir. Sadece kilolu insanlarda daha çok yaygındır.

İnsülin direncinin bazı nedenlerini açıklayacak olursak,

Fruktoz;

Yüksek fruktozun hem sıçanlarda hem de insanlarda insülin direnciyle bağlantılı olduğunu gösteren bir çok çalışma mevcuttur. Buradaki en önemli nokta ise bahsedilen furuktozun meyveden gelen değil, ürünlere eklenmiş fruktoz şurubu olduğudur.

İnflamasyon;

Vücutta artmış oksidatif stres ve inflamasyon sonucu da insülin direnci gelişebilir. Oksidatif stresi engellemek için antioksidan kullanımı önemlidir. Antioksidanla ilgili bir çok bilgiye sitemden ulaşabilirsiniz.

Hareketsizlik;

Fiziksel aktivite insülin duyarlılığını artırır. Hareketsiz yaşam sonucu artan kilolarla birlikte insülin direnci de başlayabilir. Ben hareketsizim ama ideal kilomdayım diyorsanız dikkat! Çünkü önemli olan yağ kütlenizdir. Vücut ağırlığınız normal aralıkta olsa bile eğer vücudunuzda yağ miktarı fazla ise yine insülin direncine davetiye çıkarıyorsunuz demek.

Barsak Mikrobiyatası;

Benim en bi sevdiğim kısım. Barsaktaki bakterilerin aklınıza gelebilecek her hastalıkla uzaktan yakından bir ilişkisi olduğunu söylesem inanır mısınız? Bence inanın. Son zamanlarda dünyada barsak mikrobiyatası furyası artmaya başladı. Yapılan çalışmalar, araştırmalar, gözlemler sonucu düşündüğümüzden çok daha önemli olduğu farkedildi. Boşuna barsaklarımıza ikinci beyin demiyoruz öyle değil mi 😉

Dedelerimizin, ninelerimizin uzun yıllar sağlıklı yaşamasının, doktor yüzü görmemesinin nedeni belki de budur ne dersiniz?

Barsaktaki bakteri ortamında bir bozulma, insülin direncini ve diğer metabolik problemleri artıran iltihaba neden olabileceğine dair kanıtlar vardır. Yani barsaklarımızdaki bakterileri iyi beslenmeliyiz.

Peki Ben İnsülin Direncine Sahip miyim?

Eğer kilolu ve ya obezseniz insülin direncine sahip olmanız yüksek bir olasıktır.

Ayrıca iyi kolesterol dediğimiz HDL’nin düşük olması ve yüksek kan trigliseritleri, insülin direnci riskinizin oldukça yüksek olduğunu gösteren belirteçlerdir.

HOMA-IR adı verilen bir test, insülin direncini; kan şekerinizden ve insülin seviyelerinizden tahmin eder.

SONUÇ

İnsülin direnci, hücrelerin insülin hormonuna düzenli yanıt vermediği anlamına gelir. Bu, yüksek insülin düzeylerine, daha yüksek kan şekeri düzeylerine neden olurken beraberinde tip 2 diyabet ve diğer rahatsızlıkları getirir.

Özellikle göbek bölgesinde aşırı beslenme sonucu artmış vücut yağı olabilir. Ayrıca yüksek şeker alımı, iltihaplanma, hareketsizlik ve genetik gibi faktörler insülin direncine neden olur. Yüksek insülin düzeylerine ve yüksek kan şekeri düzeylerine sahip olmak insülin direncinin başlıca semptomlarıdır. Diğer belirtiler arasında çok sayıda karın içi yağ, yüksek kan trigliseritleri ve düşük HDL seviyeleri bulunur.

Geç kalmadan bir dahiliye doktoruna görünün. İnsülin direncinizi kontrol ettirin. Eğer böyle bir sıkıntı varsa vakit kaybeden bir diyetisyenle irtibata geçin. İleride geri dönüşü olmayan ve yaşam kalitenizi düşürecek olan diyabete yakalanmamanız için bu hayati önem taşır.

Sağlıkla Kalın 🙂

TEILEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here